Vücudu toksinlerden arındıran besinler

Kronik yorgunluğun, ansınızın gelen baş ağrısının ve sindirim problemlerinin sorumlusu; vücudumuzda biriken toksinler... Peki vücudunuzu bu toksinlerden arındırabilmek için nasıl beslenmelisiniz? İşte tüketmeniz gereken besinler... Domates: Organik domates zamanında tüketildiği zaman iltihap oluşumunu önlüyor. Potasyum, likopen ve bol A vitaminine sahip olan domates, toksinlerden arınmada çok güçlü bir silah. Elma: Toksin atıcı, güçlü bir lif kaynağına sahip olan elma sindirim sisteminin toksinlerden arınmasına yardımcı olur. Muz: Vücutta toksin üretimini azaltan muz, kolesterolü düşürmesi konusunda da oldukça başarılı bir meyve. Somon: İçerdiği Omega 3, beyin ve kalbi korur. Aynı zamanda karaciğer dostudur. Yulaf: Yulaf kolesterolü düşürmesinin yanı sıra bağırsak sağlığı için de oldukça önemli. Avokado: İçeriği sayesinde karaciğere zarar veren toksinlere karşı oldukça etkilidir. Yeşil çay: Yüksek oranda antioksidan içerir, kalp sağlığını destekler, sindirime yardımcı olur ve metabolizmayı hızlandırır. Limon ve greyfurt: C vitamininden zengin olan bu meyveler, vücudun bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, mide ve bağırsaklar üzerinde de etkisi vardır....

30 11 2016 / Devamı

Tırnak yemeyi bırakmanın yolları

Her yaştan insanın sahip olduğu ve kötü bir alışkanlık olan tırnak yemeyi bırakmak için harika öneriler. Tırnak yeme alışkanlığınızdan sonsuza kadar kurtulun. Kendinize engel koymayı deneyin   Oje sürmek, tırnak yeme için genel bir caydırıcıdır. Ama, bir profesyonal tarafından dikkatlice sürülmüş olan ve para verdiğiniz tırnaklar, tırnak yeme için  büyük bir caydırıcı olur.  Tırnaklarınızı en kısa halinde tutun   Uzun tırnaklar daha çok kırılmaya ve yenmeye sebep olur. Tırnaklarınızı kısaltarak, riski azaltabilirsiniz.  Acı oje sürün   Tırnak yemeyi durdurmak için hoş olmayan ama etkili bir yöntemdir. Sebeplerinizi belirleyin   Ne zaman tırnak yediğinizi not almaya çalışın. Sıkıldığınızda ya da stresli olduğunuzda mı? Yapabildiğiniz taktirde bu durumlardan kaçının ya da başka şeylere odaklanmaya çalışın Yavaşça ilerleyin   Eğer geçmişte başarılı olamadıysanız, bu sefer yavaş ilerleyin ve ilk olarak tek parmağı bırakmaya çalışın. Bu sizi zamanla motive edecektir. Arkadaşlarınızdan yardım isteyin   Çevrenizdeki insanlara amacınızdan bahsedin ve durum hakkında bilgi almak için sizi aramalarını isteyin. Bu size suçluluk duygusu katabilir. ...

28 11 2016 / Devamı

Uyku bölünmesinin önüne nasıl geçilir?

Uykusuzluk, sağlığımız açısından önem teşkil eden faktörlerden. Güzel ve deliksiz bir uykuya hasret kaldığınızı düşünüyorsanız birazdan okuyacaklarınızı mutlaka göz önünde bulundurmanızı öneririz. Sizler için, uyku bölünmesinin sebeplerini ve bunların nasıl önüne geçebileceğinizi anlattık! Öksürük Eğer uykunuzun bölünmesinin sebebi öksürük ise, buna sebep olan şey mide asidinizin boğazınıza sıçraması ve bu durumun boğaz arkasını rahatsız etmesidir. Özellikle reflü hastalığından müzdarip olanlarda daha sık gözlemlenen bu durumun diğer belirtileri mide ekşimesi ve ağızda ekşi bir tat bırakmasıdır.   Peki nasıl önüne geçeriz? Kilonuzu izleyin, mide etrafında oluşan aşırı yağlanma mideye baskı oluşturarak yine boğazınızın rahatsız olmasına sebep olabilir. Bunun dışında, yatmadan en az 6 saat önce ağır yiyecekler tüketmeyi bırakmalısınız. Tuvalet ihtiyacı Geceleri sık sık tuvalete gitme ihtiyacı duyuyor ve bu nedenle uykunuz birkaç kez bölünüyorsa, vücudunuzun fazla şekeri idrar yoluyla dışarı atmaya çalıştığını ve bunun diyabet hastalığının en erken belirtilerinden biri olduğunu söyleyebiliriz. Geceleri tuvalet ihtiyacı temel kadın sorunlarının başında gelen miyomun da belirtisi olabilir.     Ne yapacağız? Herhangi bir şeker hastalığı belirtisi yaşıyorsanız doktorunuza gidip bir kan testi yaptırmanızı öneririz. Sistit tarzı bir probleminiz varsa bu problem antibiyotikler yardımıyla önlenebilir. Nefes nefese uyanmak Daha önce nokturnal astım diye bir şey duymuş muydunuz? Bazı insanlar bunun farkına geceleri uykularından hiçbir sebep yokken nefes nefese uyandıklarında varıyor.  Bu hastalığın beraberinde öksürüğü...

23 11 2016 / Devamı

Pirincin kadınlara faydaları

1998 yılından bu yana, neredeyse ABD’deki tüm beyaz pirinçler, B vitamini ve folik asit ile zenginleştirilmekte. Bu programdan bu yana kadınlardaki beyin kanaması riskinin, yılda yüzde üç oranında azaldığı gözlenirken, folik asit, bazı araştırmalar tarafından kalp krizi ve beyin kanaması dahil olarak kalp hastalıklarında bir risk faktörü olduğunu gösterilen kan homosistein düzeylerini düşürmeye de yardımcı olmakta. Amerikan Kalp Derneği’nin yayını Circulation’da yayımlanan araştırma, folik asit zenginleştirmesinin beyin kanamasından kaynaklanan ölümleri azaltmaya yardımcı olduğunu da kanıtlamaktadır. Daha yakın tarihli araştırmalar ise, folik asidin yumurtalık kanseri ve Alzheimer da dahil belirli kanser tiplerini önlemeye yardımcı olduğunu ileri sürmektedir. Amerikan Diyet Derneği'nin pratik çalışmalar grubu Kadın Sağlığı ve Üreme Beslenmesi başkanı, tescilli diyetisyen Jeanne Blankenship, “ABD’deki kadınların çoğunluğu hala günlük demir ve folik asit gereksinimlerini karşılamıyor ve bu besinler kadınlar için kritik önem taşıyan iki besin öğesidir” diyerek, şu bilgileri verdi: “Pirinç, anne ve anne adaylarının folik asit alımı için harika bir yol. Pirinç, yağsız et ve az yağlı süt ürünleri, meyveler, kuruyemişler ve sebzeler ile birlikte tüketildiğinde sağlığımız için vazgeçilmez bir besin haline geliyor. Folik asidin yanı sıra demir, kadınlar için önemli bir mineraldir. Kadınlar demir eksikliği anemisine daha yatkındır. Yeterli demir olmadığında, vücut kırmızı kan hücreleri için yeterli hemoglobini üretemez. Aneminin bu en yaygın biçimi, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki kadınların yaklaşık beşte birini ve hamile kadınların yarısını etkilemekte...

25 09 2016 / Devamı

Ofiste aktif kalmanın 6 yolu

Masabaşı çalışanlarının en çok şikayetçi olduğu konulardan biri hareketsizlik. Ofiste sizi yerinizden kaldırarak aktif kalmanızı sağlayacak önerilere göz atın.  Hızlı bir hayatın içinde koşturup duruyoruz. Tamamlanması gereken işler, aciliyeti olan projeler ya da yolunda gitmeyen stresli durumlar yüzünden sağlığımıza olumsuz etkilerde bulunabiliyoruz. İş çok önemli evet ama siz daha önemlisiniz. Kendinizi sağlıktan uzaklaştırdığınız sürece yapmanız gereken işleri de olması gerektiği gibi yapamayacaksınız. İşinin büyük kısmını dışarıda yapanların çoğu fiziksel yorgunluklarından, masabaşında vakit harcayanların ise hareketsizlikten şikayetçi olduğu bir dönemdeyiz. Ama artık masabaşında çakılı kalmanızı gerektiren nedenlere dur demenin zamanı geldi. Çünkü hareket etmeden, masada iki büklüm çalışarak kendinize büyük kötülük ediyorsunuz. Bir masabaşı çalışanı olduğunuzu varsayarak, işinizi yaparken masanıza mahkum olmadığınızı fark ettirecek, aktif ve dinç kalmanızı sağlayacak öneriler sunuyoruz.  Yüz yüze iletişim  Hareket etmek iyi hissettirir mottosundan yola çıkarak ofiste irtibata geçmeniz gereken herkesle yüz yüze görüşmeye çalışın. Ofisiniz ne kadar büyük bilmiyoruz ama en azından yakın çevrenizi bu hareket sistemine dahil edebilirsiniz. E-posta atmanın ya da telefon etmenin şart olmadığı durumlarda kalkın ve iş arkadaşınızın yanına gidip derdinizi öyle anlatın. İletmeniz gereken durumlar olmadığında da aklınıza geldikçe kalkın ve birkaç tur atın. Hızlı tempoda yürümeseniz bile, yerinizden kalkmak, saatlerce aynı pozisyonda oturmanıza oranla çok daha yararlı!  İşe kendi aracınızla gidiyorsanız, ofisten üç dakika uzakta bir yere park ...

05 09 2016 / Devamı

Polen alerjisinden korunmak için 10 önlem

Güneşin yüzünü daha fazla göstermeye başladığı bugünlerde, açık havada geçirilen süre de artıyor. Ancak bitki polenlerinin ve küflerinin rüzgarla dağılması, birçok kişide saman nezlesi olarak bilinen polen alerjisinin ve alerjik astımın tetiklenmesine neden oluyor. Alınacak basit önlemlerle alerjilerin etkilerini en aza indirmek mümkün olabiliyor. Memorial Ankara Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü'nden Prof. Dr. Metin Özkan, saman nezlesi ve etkilerinden korunma yolları hakkında bilgi verdi. Alerji genetik olarak aileden gelen bir durum Alerjiler çoğunlukla normal insanlarda reaksiyona neden olmayan polen, küfler, tozlar, hayvanlar, gıda ve ilaçlar gibi genellikle organik bazı etkenlere karşı ortaya çıkar. Yılın bu döneminde en çok görülen alerjiler; alerjik rinit ve alerjik astımdır. Alerjik hastalıklar çoğunlukla birbiriyle ilişkilidir. Polen alerjisi olan kişilerin dörtte biri astıma eğilimlidir. Ayrıca astımlıların neredeyse tama yakınında sürekli devam eden nezle ve sinüzit hali görülebilir. Polen alerjileri açısından riskli grupta yer alan diğer kişiler; egzama hastaları, alerjenlerin yoğun olduğu ortamlarda yaşamak veya çalışmak zorunda olan kişiler ve doğum sonrası ilk yıllarda sigara dumanına maruz kalanlardır. Alerjik kişiler olarak değerlendirilen bu kişilerde polenlerin yoğun olduğu dönemlerde hapşırma, gözlerde ve burunda kaşıntı, sulanma, kızarma, nefes darlığı, hırıltılı solunum ve öksürük yakınmaları ortaya çıkar. Alerji ve astım ataklarını azaltmak için önlemler - Yağmursuz kuru havalarda rüzgar varsa dışarıya çıkılmamalıdır. Dışarı çıkmak için havadaki polenleri temizleyen yağmur sonrası tercih edilmelidir. - Alerjenlerin havaya karışımına neden ...

24 05 2016 / Devamı

Tam Tane Tahıllı Uno Premium Ailesi ile Tam Beslen Tam Yaşa

UNO Premium ailesi sayesinde Türkiye’de ilk kez bir tam tane tahıllı ekmek portföyü var. Peki tam tane tahıllı ekmek ne demek? İster buğday, ister çavdar, yulaf veya başka bir tahıl olsun, tahıl tanesinin tam halde, yani ayrıştırılmadan, doğal haliyle kullanılması demek. Tam tane tahıllı ekmekte tahılın sadece unsu özü değil, ruşeym ve kepek kısımları da kullanılıyor. İşte bu yüzden Tam Tane Tahıllı UNO Premium ekmek, yüksek vitamin, mineral, lif ve hatta protein içeriyor. Kahvaltılarda ve ara öğünlerde tost olarak tüketilebiliyor. Ana öğünlerde et, balık, sebze yemeklerinden salatalara kadar çeşitli lezzetlerin eşlikçisi olabiliyor. Ayrıca özel günlerde enfes tariflerle kanepe çeşitleri hazırlamakta da kullanılabiliyor. Ekmek tüketirken sadece doymak değil, tam anlamıyla beslenmek isteyenlere Tam Tane Tahıllı UNO Premium ekmekleri tavsiye ediyorum. Daha fazla bilgi almak için videolarını izleyebilir ve Facebook hesaplarını takip edebilirsiniz. Sağlıkla kalın, https://www.facebook.com/UNOEkmek/ #TamBeslenTamYaşa Bir boomads advertorial içeriğidir. ...

12 04 2016 / Devamı

Bahar yorgunluğuyla nasıl baş edeceğiz?

Her mevsim kendine özgü olarak daha sık görülen hastalıklara sahiptir. Örneğin kışın üst solunum yolu enfeksiyonları, yaz aylarında ise barsak enfeksiyonları daha sık görülür. İlkbahar ise havaların ısınmaya başlaması ve doğanın uyanışı ile beraber birçok insanın kendini daha iyi hissettiği bir dönemdir. Bunun yanında azımsanmayacak bir grup mevsim başında halsizlik, yorgunluk ve isteksizlik hissedebilir Eyvah başbelası şu halsizlik! Halsizlik nedenlerinin başında meteorolojik etkiler gelir. Mevsim geçişleri öncelikle hormonal sistemimizi etkiler. Vücudun yeni çevresel değişikliklere alışması ve hormonal sistemin yeniden dengeye girmesi zaman alır. Bu durum çevreye uyum sağlamamızı zorlaştırarak dış etkenlerden daha çabuk etkilenmemize neden olur.Kış aylarında çoğunlukla daha hareketsiz bir yaşam sürüldüğünden ve alınan kilolardan dolayı ilkbaharla gelen hareketli yaşama uyum zorlukları olabilir. Gözden kaçırılmaması gereken şey bahar yorgunluğu tablosunun uzun sürmediğidir. Sürekli yorgunluk ve genel durum bozukluğu bu belirtilerle seyreden ciddi hastalıkları düşündürmelidir. Tiroid hastalıkları, ciddi depresyonlar, kronik hastalıklar, kötü huylu hastalıklar atlanmamalıdır. Böyle durumlarda bir an önce doktora başvurulmalıdır Bahar yorgunluğuna karşı alınacak önlemler : Bahar yorgunluğunun önlemleri daha bahar gelmeden alınmalıdır. İlk yapılması gereken şey, beslenme düzeninin ayarlanmasıdır. Her zaman sağlıklı beslenmeyi önermekle beraber, çoğumuz kış aylarında daha kalorisi bol, taze sebze ve meyveden fakir bir beslenme programı uygularız. Bu tarz beslenmeler kilo almamıza neden olur ve kalorisinin yüksekliğine rağmen enerji açısından daha kötüdür. Beslenme tarzınızı gözden geçirin… &Oum...

27 03 2016 / Devamı

Fotoğraflarda Kusursuz Çıkmak İçin Bilmeniz Gereken Tüyolar

Fotojenik doğulmaz, fotojenik olunur! "Ama ben fotojenik değilim," mi diyorsunuz? Siz öyle sanın! Hani şu her fotoğrafta kusursuz çıkan arkadaşlarınız var ya; onlar sadece fotojenik olmayı biliyorlar, hepsi bu! Nasıl yaptıklarını merak ediyorsanız, size fotojenikliğin sırlarını vereceğimiz bu listeyi dikkatle okuyun. Kafanızı çok hafif öne eğin. Bunu yaparken de karşıya bakın. Eğer fotoğraf çekilirken gözünü kapatanlardansanız, fotoğraf çekilmesine yakın gözlerinizi kapatın ve yavaş yavaş açmaya çalışın. Fotoğraf çekilirken mümkünse açık renk arkaplan tercih edin. Gözlerinizi ön plana çıkarın. Gözbebeklerinizin daha büyük çıkması için fotoğraf çekilmeden hemen önce, bir ışık kaynağına gözünüzü dikin. Gıdı çizgisini göstermemek için mutlaka boynunuzu uzun tutun ve kafanızı bir miktar öne uzatın. ...

27 03 2016 / Devamı

Kendinizi Sevdirmenin 10 Yolu

İşte çok özel püf noktaları... GÖZ TEMASI KURUN  Herkesin yapabileceği çok basit bir yöntem olan göz teması aslında kendinizi sevdirmeniz için en önemli adım.  TELEFONUNUZU CEBİNİZE KOYUN  Çevrenizdekiler konuşurken onları dinleyin, cep telefonunuzla oynamayın. İlk madde de bahsettiğimiz gibi bir yandan telefonla oynayıp bir yandan konuşmayın. Göz teması kurup sohbet edin.  İNSANLARI İSİMLERİYLE ÇAĞIRIN  Tanıştığınız kişilerin isimlerini unutmamaya gayret edin. İkinci karşılaşmada birinin ismini hatırlamanız size artı güvenilirlik katacaktır.  GÜLÜMSEYİN  Gülmenin gücünü asla küçümsemeyin. Eğer sevilen biri olmak istiyorsanız sevecen görünmek zorundasınız.  EL SIKIŞIRKEN DİKKAT EDİN  Ne çok sert, ne de çok yumuşak el sıkışın. El sıkışırken karşınızdakini önemsediğinizi ona aktarın.  DİNLEYİN  Konuştuğunuzdan fazla dinleyin. Quora kullanıcı Mark Bridgeman bununla ilgili, "İki kulağınız ve bir ağzınız var, bunun nedeni dinlemenin konuşmaktan daha önemli olması" yorumunu yapıyor.  GERÇEKTEN DİNLEYİN  Karşınızdaki anlatırken onu dinleyin ve sorular sorun, ona gerçekten onunla ilgilendiğinizi hissettirin.  İNSANLARI ÖVÜN  İnsanların egosunu okşamak sizi sevmelerini sağlar. Aşırıya kaçmamak suretiyle insanları ve başarılarını övün, taktir edin.  İLTİFATI NASIL KABUL ETMENİZ GEREKTİĞİNİ BİLİN  İltifat kabul etmek çok ustalık gerektirir, çünkü kendinizi egoist olarak göstermemeniz gerekir. Genellikle "Teşekkürler, bunu duyduğuma çok sevindim" tarzı cevaplar verin. ŞİKAYET ETMEYİN  Negatif biri olmak çevrenizdekilerin de enerj...

24 03 2016 / Devamı

Doğumdan Sonra Formda Kalmak

Doğumdan sonra formu korumak, vücudu sakatlamadan sağlıklı olmak için neler yapılmalı? Gebelik sırasında egzersiz yapan ve normal yolla doğum yapan kadınlar birkaç gün içinde, kendilerini iyi hissettiklerinde hafif yürüyüşlere ve germe egzersizlerine başlayabilir.  Doğumdan bir hafta sonra haftada 3 kez 30 dakikalık yürüyüş yapılabilir. Kuvvetlendikçe süre artırılabilir.  Sezaryen ile doğum yapanlarda ise 6-8 hafta beklemek uygundur. Bu süre içinde hafif yürüyüşler yapmak oluşabilecek tıbbi sorunları önlemek açısından gereklidir.  Gebelik sırasında eklemlerde ve bağlarda oluşan gevşemelerin 3-5 ay sürdüğü unutulmamalı, egzersiz programı yapılırken bu konu dikkate alınmalıdır. Daha çok kas tonusunu artıracak egzersizler ve germe egzersizleri yapılmalıdır. cosmoturk...

24 03 2016 / Devamı

15 Saniyede mutluluğu yakalayın

Önce sizi üzen şeylerle yüzleşin sonra derin bir nefes alın. Nefes verirken sakinleşerek ne hissettiğinizi anlamaya çalışın. Öfek, utanç ya da üzüntü…  Önemli olan kendinizi yargılamadan hissettiğiniz şeyin farkına varıp onları kontrol altına almaktır. O fark ettiğiniz negatif duygunuzu isimlendirin. Örneğin “Kendimi küçük düşürülmüş hissediyorum” şeklinde tanımlar yapabilirsiniz. Sonra da kendinize iyi şeyler hissetmek için zaman tanıyın. “ÜZGÜNÜM” YERİNE “ÜZGÜN HİSSEDİYORUM”  Uzmanlar, korkmuş ya da öfkeli yüze ait görüntülerin insanların beynindeki korku merkezindeki sinirsel aktiviteyi artırdığını gösteriyor. Duyguları etiketlendirmek ise, amygdaladaki (beynin badem şekilli kısmı, korku sıcak noktası) faaliyeti sakinleştirebiliyor. Ancak bilim insanları bu etiketleme işinde kullanılan kelimelerin önemli olduğunu düşünüyor. Yani “Üzgünüm” şeklinde bir tanımlama yerine “Üzgün hissediyorum” demeye çalışın. Bu sizin o duyguyla tanışmanızı sağlar, o duygu tarafından harap edilmenizi değil. Bu kısa süreli uygulamayı bir alışkanlık haline getirin ve beyninizde pozitif değişimler yaratın. GÜNEŞE DÖNÜN Telefonu kulağına yapışık yaşayanlar! Ya da başparmakları mesaj mesaisinde olanlar! En son ne zaman bu mesaiye son verdiniz ve yüzünüzü güneşe döndünüz? Etrafınızda mutluluk veren şeylere odaklandığınız takdirde beyninizdeki mutlulukla ilgili nöronları harekete geçirdiğinizi, bu sayede daha yoğun bir şekilde iyi duygular hissetmeye başladığınızı göreceksiniz. 15 SANİYELİK MUTLU ANLARI KAYDEDİN   Bütün duyularınızla zevk almayı deneyimleyin. Doğ...

03 03 2016 / Devamı

İş Görüşmelerinde Kaybettiren 7 Hata!

İnsan yönetimi alanındaki profesyonellerin gereksinimlerine 40 yıldır hizmet sunan Türkiye Personel Yönetimi Derneği iş dünyasının nabzını tutmaya devam ediyor İK yöneticileri mülakatlar sırasında, görüşmeye gelen adayların yaptığı hatalı hareketleri PERYÖN’ün anketinde açıkladılar. Kurumlar; iş sonuçları başarılı, katma değeri ve üretimi yüksek çalışanlar istiyor. İnsan Kaynakları profesyonelleri de işe alım sürecinde adaylardaki bu potansiyeli ölçmekle yükümlü. Bunun en belirleyici adımını ise mülakatlar oluşturuyor. PERYÖN İK yöneticilerine, adayların mülakat sırasında yaptığı hatalı hareketlerin neler olduğunu sordu.  ADAYLAR MÜLAKATA HAZIRLIKSIZ GELİYOR İK yöneticilerinin mülakatlarda en çok rastladıkları aday tipini, CV’si eksik ve özensiz olan, firmayı, sektörü, pozisyonun gereklerini, müşterilerini araştırmadan, hatta başvurduğu ilanı doğru dürüst okumadan görüşmeye gelen adaylar oluşturuyor. Bu adaylar genelde ne yapmak istediklerini, nasıl bir yerde çalışmak istediklerini de bilmiyorlar. Yapmacık tavırlar ise diğer bir olumsuz unsur... Adaylar mülakatçıya profesyonel bir görüntü vermek adına doğallıktan uzak, aşırı mutlu, aşırı kendine güvenli ve pozitif tavırlar sergiliyorlar. Bu görüntü mülakatçılar tarafından “yapmacık” olarak nitelendiriliyor ve olumsuz değerlendiriliyor. Human Group Genel Müdürü Gaye Özcan mülakatı, adayla görüşmeyi yapan kişinin kurduğu bir “ilişki” olarak tanımlıyor. Ofislerde sigara içilen dönemde mülakat esnasında tiryaki olmayan adayların heyecandan sigara içme girişiminde bulunduklarını belirtiyor.  EZBERLENEN YANITLAR ADAYLAR KOMİK DURUMA D&U...

21 02 2016 / Devamı

Arapsaçı olan saçlara çözümler

Kullandığınız saç fırçası kıldan ya da ahşaptan olmalı. Bunu önlemek için saçınızı yumuşak bir şekilde yıkayın. Tarama aşamasında ise fırçaya bir miktar saç kremi sürün. Krem, saçın elektriklenip kabarmasını önler. SAÇIM HİÇ FÖN TUTMUYOR Gerçekten de bazı saçlarda uzun fönlerden sonra bile model hemen kayboluyor. Çok ince telli ya da çok kalın telli olanlarda böyle bir sorun olabilir. Eğer saç teliniz çok inceyse hacim katan şampuanlardan kullanın. Ayrıca yıkamada saç kremini ya hiç kullanmayın ya da çok az kullanın. Kalın telli saçlar da şekle girmekte zorlanırlar. Şampuandan sonra durulama gerektirmeyen saç kremleriyle bakım uygulayın. Fön çektirmeden önce saçınızı bir miktar köpükleyin. SAÇLARIM ÇOK UZUN, HİÇBİR ŞEKLE GİRMİYOR Uzun saçlara şekil vermek zordur. Biraz daha hacimli ve dalgalı görünmesini istiyorsanız saçlarınızı yıkayıp nemini aldıktan sonra bolca köpük sürün. Ardından kalın bigudilerle saçınızı sarın. Yarım saat beklettikten sonra bigudileri açın ve parmaklarınızla şekil verin. SAÇLARIM ÇOK CANSIZ VE DÖKÜLÜYOR Saçların cansız olmasının en büyük nedeni yetersiz kan dolaşımı. Bu, aynı zamanda saçların dökülmesine de yol açıyor. Kan dolaşımını artırmak için günde iki kere saç derinize parmaklarınızla masaj yapın. Faydasını göreceksiniz. SAÇLARIM PARLAMIYOR Saçlarınız birkaç ayda bir, ekstra bakım yapmalısınız. Çeşitli kozmetik firmalarının yoğun bakım maskelerini kullanabilirsiniz. Saç tipinize en uygun olanını kuaförünüze danışın. Ancak yoğun bakımı yaparken dikkat etmeniz gereke...

21 12 2015 / Devamı

PUMA IGNITE XT İLE SPOR YAPMAK ARTIK ÇOK DAHA KEYİFLİ!

Ignite XT ile Daha Fazla Hareket Daha Fazla Enerji! Spor ayakkabıları, spor ve antrenmanların en önemli olmazsa olmazlarından  biri. Onsuz bir spor düşünülemez bile. İyi bir spor ayakkabısı, sağladığı  konfor kadar tasarımıyla da  etkilemeli. Özellikle sporu, hayatlarının bir parçası haline getiren insanlar için doğru spor ayakkabıyı seçmekten daha önemli bir şey yok denilebilir. Yoğun antrenman temponuza uyum sağlayan, enerjinizi ve hareket kabiliyetinizi en üst seviyeye çıkaran bir ayakkabıyı seçmek, yapacağınız sporun kalitesini de artıracaktır.  PUMA Ignite ailesinin en yeni üyesi olan Ignite XT, bir antrenman  ayakkabısı olarak tüm beklentilerinizi karşılıyor. Modern ve şık tasarımıyla dikkat çekerken, sağladığı maksimum enerji ile enerjinizi zirveye taşıyor ve sporu daha keyifli hale getiriyor. Ignite XT yüksek geri sekme ve Ignite Foam yastıklaması ile hareket kabiliyetinizi en yüksek seviyeye çıkararak darbe etkisini azaltıyor ve uzun süreli dayanıklılık sağlıyor. Ignite XT, koşu yaparken verdiğiniz enerjiyi size iade eden köpük teknolojisi ile sizi bitiş çizgisine taşıyarak bir sonraki hedefinize ulaştırıyor. Ignite XT, bütün ayakkabı boyunca uzanan esneme kanalları sayesinde her yönde hızlı ve dinamik hareketi mümkün kılıyor.  Orta ve yan yüzlerde artırılan topuk kalınlığı yanal hareketleri desteklerken, dış tabanda yer alan sağlam kauçuk kapsüller ağırlık yapmaksızın zeminle tam temas ve tutuş sağlıyor. Dünyanın En Hızlı Adamı  Usain Bolt ve ünlü yıldız Rihanna da antrenman yaparken, uzun süreli performans vadeden PUMA Ignite XT’yi tercih ediyor. Ignite XT, sunduğu renk seçenekleriyle antrenmanlarınızı ateşliyor.  Yoğun antrenmanları boyunca yüksek enerji isteyen spor...

12 10 2015 / Devamı

Uykusuzluk için 10 çare

Yatakta uyku ihtiyacınızın üzerinde zaman geçirmeyin. Örneğin toplam 6 saate ihtiyaç duyan kişi yatakta 8 saatten fazla geçirmemelidir. -Yatakta toplam geçirdiğiniz süreyi ve yatakta gerçekte toplam uyuduğunuz süreyi hesaplayın.. Örneğin gerçekte 6 saat uyuyan kişi yatakta 10 saat geçirmiş ise bu durum uyku ihtiyacını ertesi gün azaltacaktır. Yatakta yaklaşık 15 dakikadan fazla uyanık kalmayın. Sabahları uyandıktan sonra yatakta beklemek, yataktan geç çıkarak yatakta uyanık dinlenmek bir sonraki günün uyku düzenini bozarak uykusuzluğu artırır. Uyanınca yatan kalkın. -Uyku öncesi aşırı yemek veya aç kalmaktan kaçının. -Akşam 18.00 den sonra kahve, tütün, alkol ve kolalı içeceklerden uzak durun -Yatak odanızın aşırı gürültülü, çok parlak ışıklı, soğuk ya da sıcak olmamasına özen gösterin. -Kalın yorgan ve gecelikleri tercih etmeyin.  -Uyku öncesinde zihinsel uyarılma ve gerginliği artırabilecek zihinsel aktivitelerden kaçının Gece saati kontrol etmeniz kendinizi daha kötü hissetmenize neden olabilir. ‘Yine uyuyamadım’ diye sinirlenebilirsiniz. Bu davranış uykuya dalmanıza yardımcı olmayacaktır. -Yoğun egzersiz ve bedensel aktivite kalp atışlarını hızlandırarak uykuyu kaçırabilir. Bunu uykuya yakın zamanlarda yapmayın. -Gerek duyarsanız ılık duş alın. Bu sizin gerginliğinizi azaltacaktır. -Sabahları kalkış saatinizin düzenli olması önemlidir. -Gece, önemli gelen ve zihninizi kemiren düşünceler olursa bunları yanınızda tutacağınız not defterine kısaca yazarak sabah üzerine düşüneceğinizi kendinize söyleyin....

29 09 2015 / Devamı

Oruç tutarken şişkinliği önlemenin yolları

Ramazan ayında iftar ve sahur sofraları normal günlere göre daha zengin ve kalori yönünden ağır olduğundan; beslenme alışkanlıkları değişikliğe uğruyor. Memorial Hizmet Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Aysu Aydın, uzun ve sıcak günlere denk gelen Ramazan ayında sağlıklı kalmak için doğru beslenme önerilerinde bulundu. İftarda dikkat edilmesi gereken beslenme önerileri; · Küçük bir başlangıçla iftar açılmalıdır. Bu zeytin, hurma, kuru meyve, ceviz, badem veya küçük bir parça cevizli sucuk gibi tercih edilmelidir. Bol suyu yanında ihmal etmemek gerekir. · Ilık bir çorba iftar sofralarının vazgeçilmezi olarak tüketilmelidir. Çorbanın hem sıvı ihtiyacını karşılaması hem içeriğindeki besin öğeleri hem de doygunluk verici özellikleri vardır. Ayrıca sindirime de iyi gelmektedir. Yavaş bir şekilde yarım ya da 1 kase kişiye göre değişmek kaydıyla tüketilmelidir. · 15 -20 dakika sonrasında ana yemeğe geçmek en doğrusudur. Ana yemeği; etli sebze yemeği, kurubaklagil yemeği veya kızartma dışında pişirilme yöntemi uygulanarak hazırlanan; et, tavuk veya balık yemekleri yapılabilir. · Pilav ya da makarna haftada en fazla 2 ya da 3 kez tüketilebilir. Kepekli pirinç, makarna ve bulgur pilavı tercih etmek en sağlıklısıdır. · Yemeğin yanında mutlaka 1- 2 dilim ekmek alınmalıdır. Unutulmamalıdır ki en doğru karbonhidrat kaynağı tahıllı ekmeklerdir, kişiyi daha uzun süre tok tutacaktır. · Yemeklerin yanına her akşam 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile hazırlanan bir salata ilave edilmelidir. Salatayı yemenin zamanı yoktur yemeğin ilk anlarından itibaren tüketilmelidir. Çiğ sebze bol lif içerir tokluk sağlar. · Yağlı yiyecekler, hamur işleri, kızartmalar, kavur...

07 07 2015 / Devamı

İnce ve zarif bir bele sahip olmak için 5 ipucu

İnce belli zarif bir vücuda sahip olmanız için uygulamanız gereken birkaç küçük püf nokta bulunmaktadır. Bunlar;   -Beslenmenize dikkat edin! Bol bol su için! Düzenli spor yapın! Sindirimi kolay olacak lifli gıdalar tüketin! -Dans edin! Dans vücudun şekillenmesinde oldukça faydalı bir yöntemdir  

25 05 2015 / Devamı

Uyku problemi olanlar için 8 öneri

Uyku problemi ne yazık ki çoğu zaman delirtecek seviyelere gelebiliyor. Özellikle iş ya da okul hayatında çokça sersemlememize, ilgi dağınıklığına sebep oluyor. Biz de sizlerin rahat uyumasına yardımcı birkaç öneri hazırladık! Yastık deyip geçmeyin! Söz konusu uyku olduğunda yastık seçimi önemlidir. Çok sert ya da çok yumuşak yastıklar rahat bir uyku açısından pek sağlıklı değil. Uyumadan önce kendinize ve rahatınıza en uygun yastık seçimin yapmalısınız.   Tokluk ayarlaması! Uyumadan hemen önce ya da geç saatte yediğiniz ağır yiyecekler kabuslar görmenize neden olabilir. Ya da çok aç olduğunuzda uykuya dalmakta zorluk çekebilirsiniz. Uyumadan hemen önce yemek yememeye dikkat edin! Yemek düzeni uykuda önemli! Yatağın önemi! Yastıkta olduğu gibi yatağınızı da kendinize uygun seçmelisiniz. İlla çok pahalı yataklardan edinmenize gerek yok, ama vücudunuzu yormayan bir yatak tercih etmelisiniz! Düzeninizi bozmayın! Kendinize bir uyku düzeni belirleyin ve bu saatlerin dışına çıkmamaya çalışın. Vücudunuzun yavaş yavaş bu düzene alıştığını ve uykuya dalmanızın kolaylaştığını göreceksiniz! Başucu kitapları! Eğer uykuya bir türlü dalamıyorsanız, kitap okumak kesinlikle etkili bir yöntemdir. Bir süre dinlendirici müzikler dinleyebilir ya da çok sevdiğiniz kitabınızı okuyabilirsiniz! Hayal kurun! Yaşınızın kaç olduğu, ya da gerçekleşip gerçekleşmemeleri önemli değil! Yastığınıza başınızı koyduğunuzda sizi mutlu edecek şeylerin hayalini kurun, ne ara uyuduğunuzu dahi anlayamayacaksınız! Atmosferin önemi! Odanız karanlık ve sessiz olmalı. Bunlar da rahat bir uyku için en temel unsurlardan. İhmal etmeyin! ...

25 05 2015 / Devamı

Kepeklerden kurtulmanın yolları

Kepeklerden kurtulmanın en iyi yolu ısırgan otu saçlardaki kepeklerden nasıl kurtulurum diyorsanız ısırgan otu ile kepeklerden kurtulmanız mümkün. kansızlıktan böbrek taşına, romatizmadan varise kadar pek çok derde çare olabiliyor.   Bitki ne kadar taze olursa, tedavi gücü o oranda artıyor. Sağlığımız üzerindeki yararlarının yanı sıra; ergenlik sivilcelerini yok ediyor, saçları canlandırıyor dökülmesini önlüyor, sıkılaştırıyor ve kepeği gideriyor.   Masaj yapın   Yarım litre taze kaynatılmış su içine, 5 poşet ısırganotu çayını ilave edin. Kabın ağzını kapatın ve 5-10 dakika demlendirip, soğutun. Elde ettiğiniz bu infüzyonu saçlarınızı yıkayıp duruladıktan sonra durulama suyu olarak kullanın. Saç diplerine yapacağınız masaj, zaman içinde saç kaybını önler, saçları güçlendirir ve kepek oluşumuna engel olur. Ayrıca bu infüzyonu tonik olarak kullandığınızda cildiniz de sıkılaşır.   100 gram dulavrat otu kökü, 100 gram ısırganotu kökü ve 60 gram simsir ağacı yaprağını iki litre sirke içine bırakın. Bitkileri sekiz gün sıcak bir yerde dinlendirdikten sonra süzün. Elde edeceğiniz sıvıyla kafa derisine masaj yapın. Düzenli olarak yapacağınız masaj sayesinde saçlarınız kısa zamanda eski gücüne kavuşacak.  ...

20 05 2015 / Devamı