İpana Luxe Perfection Beyazlatıcı Diş Macunu yorumlarım

Doğru makyaj, dolgun kirpikler, bakımlı bir cilt, hacimli saçlar… En önemlisi de beyaz dişlerle sağlıklı, güzel bir gülümseme! Bu yüzden diş bakımına ve beyaz olmasına oldukça özen gösteriyorum. Sürekli yeni ürünleri deneyimlemeyi de seviyorum. Burada raflarda gözüme çarpan ve Amerika’nın en büyük diş macunu markası olan Crest aslında Procter and Gamble’ın Türkiye’de sunduğu İpana markasıyla tamamen aynı içeriklere sahipmiş. Dünyada ilk defa beyazlatıcı bantları üreten bir marka olduğu için 3 boyutlu Beyazlık ailesi oldukça ilgimi çekti. Son zamanlarda market alışverişine gittiğim her mağazada ve televizyonlarda sıklıkla İpana’nın yeni ürünü olan Perfection’a denk gelince ve özellikle 3 günde %100’e kadar lekesiz iddasını duyunca denemek istedim ve hemen aldım. İpana’nın en hızlı ve en güçlü beyazlatıcı diş macunu ünvanına sahip bu diş macunu ile deneyimlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Diş hekimimin de daha beyaz bir diş için önerdiği İpana 3D White Perfection ile güvenle, bembeyaz gülebiliyorum. Perfection diş macunu 3 Boyutlu Beyazlık ailesinin en ileri ve etkili beyazlatıcı diş macunu teknolojisini içeriyor. Böylece diş minesine zarar vermeden sadece 3 günde diş yüzeyindeki lekeleri %100’e kadar etkin biçimde çıkarıp ve bembeyaz bir gülümsemeye sahip olmamızı sağlıyor. Performansına gerçekten çok şaşırdım. Etkisi inanılmaz! İlk kullanımdan itibaren bile diş yüzeyindeki lekeleri çıkarma etkisini farkediyorsunuz. Keskin nane tadıyla ferahlığı sağlıyor, böylece uzun süre ferah bir nefese de sahip oluyorsunuz. Beyazlatma etkisi bu kadar iyiyken diş mineme hiç bir zarar vermediğini bilmek de çok güz...

31 03 2016 / Devamı

Temel korkulardan kurtulmak mümkün mü?

Sorunlar size bir şeylerin değişme zamanının geldiğini gösterir. Sorunlarınızın büyümesinin ve aşılamaz hale gelmesinin nedeni değişime inat eski alışkanlıklarınızı sürdürmenizdir. Sorunlardan kaçmak, sorunları görmezden gelmek, sorunları küçümsemek, sorumluluk üstlenmemek ve her sorunu başkalarından çözmesini beklemek, bir kurtarıcı aramak, kötü alışkanlıklara saplanmak, kendinden kaçmak, fildişi kulelerde yaşamak size ne kazandırıyor? Koca bir hiç! Oysa sorunlar sizin dostunuzdur ve sizi uyarır. Sorunlar kendinizi geliştirmek için birer fırsattır. Aşamadığınız bir sorununuz olduğunda şunu anlamalısınız: " Ben bu sorunumla baş edemiyorum. Demek ki kendimle ilgili bilmediğim bir şeyler var. Beynimin ilgili tarafını kullanamadığımı gösterir. Her sorunun çözümünde bir beyin tekniği olduğuna göre kendimi geliştirme zamanım gelmiş. Bana bu konuda kim yardımcı olabilir? " Sorunlar düşündürür, duygular fırsata döndürür! Ancak insanlar sorunlarıyla nasıl baş edeceğini bilmediğinden ya kötü alışkanlıklara saplanıyorlar ya da ilaçlara başlıyorlar. Oysa duygularını kullanmayı bilen kişiler sorunlarını fırsata döndürüyorlar Kendini keşfedenler ve içindeki sesi dinlemesini bilenler stresten uzak ve mesleğinde doyuma ulaşabiliyorlar. Varoluşsal psikoterapi kendinizi keşfetmenizi ve içinizdeki sesi duymanızı sağlayan güçlü bir terapi metodudur. Her türlü sorunun altında temel korkularınız yatmaktadır ve sizi kendinizden uzaklaştırmaktadır. Korkularınızla yüzleşmediğiniz müddetçe gerçek mutluluğa ve başarıya ulaşmanız mümkün değildir. Unutmayın ki gerçek başarı kendi kabuğunuzda yaşamakla değil, kabuğunuzu kırarak sosyal bir kişi olmakla ideallerinizi gerçekleşti...

21 02 2014 / Devamı