Ofiste zamanı daha hızlı geçirebilmenin püf noktaları

Ofisinizin sıkıcı, enerjiden yoksun, donuk ve sıkıcı bir yer olduğunu mu düşünüyorsunuz? Eğer öyle olduğunu düşünüyorsanız, hayatınıza ekstra mutluluk ve kolaylık getirebilecek, gününüzün daha hızlı geçmesini sağlayacak 17 müthiş aracı sizin için derledik.     Rulo şeklinde yapışkanlı not kağıdı   Esnek depolama askıları Saat şeklinde Post-it Kağıt bir masa Küçük notlar için kağıt rulosu Mni bir zen bahçesi Hata mesajlı yapışkan notlar Ayaklarınız için bir hamak Kişisel buzdolabı Patronunuz içeri girdiğinde, işle ilgili olmayan uygulamaları ve pencereleri gizlemeye yarayan bir aygıt Bu aygıtla içeceğinizin sıcaklığını koruyabillirsiniz. Dondurucu soğukluktaki ofisler için el ısıtıcıları Takvim kaşesi Yazı tahtası şeklinde duvar saati Orjinal çalışma araçları Masa düzenleyicisi taşınabilir belge ve fotoğraf tarayıcı   ...

18 03 2016 / Devamı

Google’da çalışmak için sahip olmanız gereken 11 yetenek

Google'ın eğlenceli ofislerinde çalışmak, teknolojiye ilgi duyan hemen hemen herkesin rüyasıdır. Ancak her rüyanın bir bedeli ve elbette karşılığı var. Google sizi bünyesine katmak için onlarca şey istiyor olabilir ancak karşılığını da fazlasıyla veriyor. Örneğin, bir Google stajyerinin yıllık kazancı 70 – 90 bin dolar arasında değişiyor. Bu rakamlar tepelere doğru çıktıkça artıyor. Yazılım mühendisleri yılda 120 bin dolar alırken, üst düzey yazılım mühendisleri ortalama 150 bin dolar kazanıyor. Yılda ortalama 2,5 milyon insan Google'a iş başvurusunda bulunuyor. Arama devi ise bunlardan yalnızca 4 bin tanesini değerlendiriyor. Ve o 4 bin kişilik şanslı gruba dahil olmak için bu yeteneklere sahip olmak gerekiyor: 1. Saygın kuruluşlardan bilgisayar mühendisliği eğitimi almak. 2. En az bir programlama diliyle (Java, Python, C++) kod yazabilmek 3. JavaScript, CSS, Ruby, ve HTML gibi diğer programlama dillerini bilmek. 4. Yazılan kodları test edebilmek. 5. Soyut matematik hakkında bilgi sahibi olmak. 6. Algoritma ve veri yapılarını kavrayabilmek. 7. İşletim sistemlerine hakim olmak. 8. Yapay zeka hakkında bilgi sahibi olmak. 9. Derleyici (compilers) geliştirebilmek. 10. Kriptografi bilmek. 11. Paralel programlama diline yatkın olmak.  ...

12 10 2015 / Devamı

Ofisteki moda kuralları

Ofisin iş kanunları olduğu gibi moda kanunları da olduğu kesin. Peki iş ortamında nelerden uzak durmalısınız, neleri tercih etmelisiniz, haberimizde gizli.   Sabah işe giderken erken kalkmak zaten zor. Bir de bu zorluğun üzerine ne giyeceğim sorunu yaşamak sabahları stresi iki katına çıkarıyor. Peki ofis kombinlerimiz nasıl olmalı, neleri yapmalıyız, neleri yapmamalıyız gibi soruları merak ediyorsanız cevabı burada! 1-Çok renkli giyinmeyin Sabah işe giderken erken kalkmak zaten zor. Bir de bu zorluğun üzerine ne giyeceğim sorunu yaşamak sabahları stresi iki katına çıkarıyor. Peki ofis kombinlerimiz nasıl olmalı, neleri yapmalıyız, neleri yapmamalıyız gibi soruları merak ediyorsanız cevabı burada! 1-Çok renkli giyinmeyin Renkli giyinmeye bayılıyoruz, bu bir gerçek. Ancak ofiste haftasonu şıklığınızı yansıtmak yerine daha sade kıyafetleri tercih edin. Eğer mutlaka rengarek birşeyler giymek istiyorsanız bunu tek bir parça ile sınırlandırın. 2- Aşırı ses çıkaran aksesuarlar tercih etmeyin Akseusar bir kıyafeti tamamlayan en önemli unsur. Ancak ofiste tüm gün bilgisayar başındayız. Bu yüzden kolumuza taktığımız şeyler klavyede yazı yazarken çarpabilir bu da iş arkadaşlarınızın dikkatini dağıtabilir. Siz siz olun daha sade aksesuarlar tercih edin. ''Arm party''nizi haftasonuna saklamanızı öneriyoruz. 3-Klima soğuğuna karşı yanınızda eşarp bulundurun Ofisteki klimalardan yaz sıcağında bile üşür olduk. Bu durumlarda yaz nezlesine yakalanmamak için yanınızda her daim göğsünüzü, sırtınızı koruyacak bir eşarp bulundurun. Sabah işe giderken o sıcakta eşarbı takamayacağınza göre; çantada buruşturmayıp onu çantanızın bir aksesuarı haline getirin. Sapına dolayacağınız bu eşarp çantanıza güzel bir aksesuar olacak. 4-Fazla makyajdan kaçının, sa&cced...

26 08 2015 / Devamı

Kaliteli bir kadın olma yolunda 5 tüyo!

Kaliteli bir yaşam öncelikle zamanı iyi kullanmaktan geçiyor. Zamanınızı neye ne kadar harcadığınızı planlamazsanız, kontrolünüzün elden gitmesi kaçınılmaz bir gerçek. Örneğin, saatlerinizi Facebook ya da Twitter gibi sitelerde harcayarak, kim nerede ne yapmış, nerede ne yemiş, ne giymiş incelemek sizi özel yapmayacaktır. Günümüzde sosyalleşmenin en etkili yollarından sayılan sosyal ağlardan uzak kalmanın iyiliğini hiçbir zaman savunmuyorum, ancak zamanınızın neredeyse tamamını bu mecralarda harcamanızın size bir şey katmayacağını, hatta sizi asosyalleştireceğini hatırlatmak istiyorum. Unutmayın, e-sosyal olmak asosyalliği de beraberinde getiriyor. Bu da yaşam kalitenizi düşürecek en büyük etkenlerden biri. Kaliteli bir evlilik için Evliliğin teorik anlamının, bir kadın ve bir erkeğin bir araya gelerek birlikte yaşaması demek olduğunu hepiniz biliyorsunuz. İşin pratiğinde ise, ruh eşini aramak, yani kendinden bir kopya bulmak var ya da birilerini sen yapmak. Uyum mutlaka olmalı, ancak ruh eşi arayışına girerseniz hayal kırıklığına uğrarsınız. Ruh eşi kavramını bir kenara atmanızı öneriyor, ortak olduğu kadar farklı zevk ve görüşleri olan kişilerle evlenmenizin doğru bir seçim olabileceğini savunuyorum. Düşünün ki, ruh eşinizi bulamadınız ya da öyle olduğunu düşündüğünüz kişiyle kimyanız uyuşmadı. Bu durumda kendi kendinize aşık olup, tek başına bir hayat sürdürmek en doğru seçim olmaz mı? Ya da onun, siz gibi olmasıyla uğraşmak, doğru olabilir mi? Unutmayın, kaliteli bir birliktelik karşınızdaki kişiyle aynı olmayı hayal ederek "ben olma" nedenlerinin kaybolması değil, farklı cins ve özelliklere sahip iki kişinin bir araya gelerek, tamamlanması ve zenginleşmesiyle gerçekleşiyor. Uykuda kalite Tüm gün, özellikle de akşam yemeği ve sonr...

25 08 2015 / Devamı

Erken uyanmanın püf noktaları

Erken uyanmak istiyorsanız bunları mutlaka yapın. 1. Yatağa yattığınızda lezzetli bir kahvaltı hayal edin. Bu sayede beyniniz uyanmaya programlanacak. 2. Tamamen karanlık bir odada uyuyun. Uyku hormonu karanlıkta salgılanır.   3. Uyumadan önce bir bardak su için. Bu sayede vücudunuz yenilecektir. 4. Doğru yorgan veya battaniyeyi seçin. En ideal uyku 16-21 derece sıcaklıkta gerçekleşir. 5. Telefon veya tabletten okumayın. Gerçek kitap okuduktan sonra uyuyun. 6. Sabah yapacağınız işlerin planını yaparsanız sabah daha kolay uyanırsınız. 7. Telefonu kapatın. 8. Erteleme konusunda sabıkalıysanız alarmlı saati odanın diğer ucuna koyun....

05 05 2014 / Devamı

Kariyerinizi Uzatmanın 6 Yolu

ş hayatınızı daha uzun ve başarılı yaşamanız mümkün. Öyle ki uzmanlar aşağıdaki altı kurala uyulduğu takdirde beş ila 10 yıl arasında kariyerinizi uzatmanın mümkün olduğunu savunuyor Sağlıklı beslenin, sigara içmeyin, emniyet kemerinizi takın… Hepsini uygulamasak bile hayatımızı nasıl daha sağlıklı ve uzun geçireceğimizi biliyoruz. Peki ya iş hayatımızı? Aynen sağlıkta olduğu gibi iş dünyasının değişen dinamiklerine uyarak uzun bir iş yaşamı sürdürmeniz mümkün. Kariyer uzmanları da doğru adımlar atıldığı takdirde kariyerini beş ila 10 yıl arasında uzatmanın çok da zor olmadığını belirtiyor. Nitekim yapılan araştırmalar basit gözüken kurallara uyan kişilerin daha başarılı bir yol izlediğini ortaya koyuyor. Eğer siz de yaptığınız işte zirveye çıkmak için zamana ihtiyaç duyuyorsanız Hotjobs’ın belirlediği kariyerinizi uzatacak altı kurala bir göz atmalısınız… Plan yap: “Hayatta karşımıza çıkan çoğu şey planladıklarımızın bir yansımasıdır” sözü ne kadar doğrudur bilinmez ama tedbirli davranmak kariyeriniz için büyük önem taşır. Öyle ki İK uzmanları kendi kariyerini ve karşısına çıkabilecek olası engelleri öngören kişilerin daha başarılı olacağı konusunda birleşiyor. Plan yapıp hedef belirlemek, kişinin kendisini spesifik konularda uzmanlaştırmasına da imkan yaratıyor. Esnek ol: Zamana ve şartlara göre hedeflerinizde değişiklik yapmanız gerekebilir. Alınan kararlarda yapacağınız küçük deşikliklere karşı katı bir tutum izlemek çoğu zaman kişiye zarar verir. Bu nedenle nasıl bir iş yapmak istediğinizi, gelir düzeyini ve çalışma ortamı ile ilgili aldığınız kararları ana hatlarıyla belirleyin. Onlara sadık olun ama şartlara göre değişebileceğini aklınızdan çıkartmayın… Gelişime a&ccedi...

25 02 2014 / Devamı

İşvereni terleten 7 etkileyici soru

İş görüşmesinde karşı taraftan ne tür sorular geleceğini düşünerek hazırlıklı olmak önemlidir. Ancak siz de yeterli olduğunuzu ve işi ne kadar istediğinizi göstermek için bazı sorular sorabilir ve görüşmeye giren müdürü terletebilirsiniz. 1. Son zamanlarda sizi zorlayan bir müşteri oldu mu? İşverenin vereceği yanıta göre bu sorunla nasıl başa çıkabileceğinizi anlatabilirsiniz. 2. 10 yıl sonra şirketi nerede görüyorsunuz? Genelde işverenler tarafından adaylara sorulan "Kendinizi 10 yıl sonra nerede görüyorsunuz?" sorusunu önce davranıp SİZ sorabilirsiniz. Görüşmeye katılan işverenin afallayacağına eminiz. 3. Bir süre çağrı merkezinde çalışabilir miyim? Bir şirketin yönetici asistanı, iş geliştirme müdürü adayıyla yaptığı iş görüşmesinde adayın sorduğu bu soru şirketin yöneticisini şok etmiş. Aday, "Müşterilerin ihtiyaçlarını anlayabilmek adına çağrı merkezinde 1-2 hafta çalışabilir miyim?" dedikten sonra yöneticiyi etkilemeyi başarmış. 4. Gerçekten sormak istediğiniz ama sormadığınız soru nedir? Bu soru, işverenin size sormak istediği ancak kaçındığı soruları sormasında teşvik edici rol oynar. Bu sayede aslında kolaylıkla cevap verebileceğiniz ancak size sorulmayan soruları duyabilirsiniz 5. Beni işe alırsanız ekip üzerinde ne gibi bir etkim olur? Aday olarak başarı ölçüsünü merak ettiğinizi gösteren bu soru, işverenleri etkilemenizde size yardımcı olacaktır. 6. Sosyal medyada strateji mi değiştirdiniz? İş görüşmesine gittiğiniz firmayla ilgili araştırma yapmak aday olarak birincil görevlerinizdendir. Özellikle sosyal medya yöneticiliği, pazarlama ve satış departmanlarında bir pozisyon için görüşmeye ...

20 02 2014 / Devamı

İş Arayışınızda Utangaçlığın Üstesinden Gelmek

Adı utangaçlık da, içe kapanıklık da, sosyal gerginlik de olsa durum hep aynıdır. İş arayan kişiler için sosyal ağ oluşturma, iş görüşmesinde başarılı olma ve iş arayışının diğer evreleri hakkında düzenlediğim workshoplar sonunda en az bir katılımcı utangaçlığı dolayısıyla bahsettiğim stratejileri uygulayamayacağını benimle paylaşıyor ve iş bulmak için yapabilecek başka bir şey olup olmadığını öğrenmek istiyor. Adı utangaçlık da, içe kapanıklık da, sosyal gerginlik de olsa durum hep aynıdır: sosyal organizasyonlarda bir performans sergilemekten veya kalabalık karşısında bulunmaktan rahatsız olursunuz. Bu yazımın amacı utangaçlıkla içekapanıklığın ayrımını yapmak değil çünkü iki durumda da kişiler iş hayatında aynı zorluklarla karşılaşırlar. Ancak bu konu hakkında daha fazla bilgi almak isteyen kişiler için içekapanıklığın çok güzel açıklandığı bir paragrafı sizlerle paylaşacağım: “İçekapanık kişiler azınlık durumundadır. İstatistiklere göre nüfusun %25’i içekapanık olarak nitelendirilir. Tek bir içekapanık tipi yoktur; içekapanıklık da biçim ve şiddet açısından kişiden kişiye çok farklılık gösterebilir. İçekapanık kişiler, dışadönük kişilerin sosyal ortamda sahip olduğu dominantlık nedeniyle yalnızlık çekerler. Ve içekapanıklık genelde utangaçlıkla beraber oluşan bir olgudur.” Düzenlediğim kariyer koçluğu seminerlerinden çok büyük keyif alıyorum. Çok ilginç dinleyici kitlelerim oluyor ve hepimiz birbirimizin enerjisinden besleniyoruz. Ancak ben içekapanık biriyim ve günün sonunda otel odama gidip dinlenmekten başka bir şey yapmak istemiyorum. Bir keresinde beni akşam yemeğine davet eden bir grubu geri çevirdiğim için bu a&...

02 01 2014 / Devamı

İş arayanların sosyal medyada dikkat etmesi gerekenler

Şirketlerin işe alımlarda CV yerine sosyal medyadaki profillere baktığını ortaya koyan araştırmada, iş arayanların bu mecralarda dikkat etmesi gerekenler sıralandı.   Artık şirketler, kadrolarına yeni katacakları elemanı sosyal medya üzerinden takibe alıyor. Bu sonucu, Secretcv.com'a üye olan 235 firma arasında 12 Kasım-31 Aralık 2012 tarihleri arasında gerçekleştirilen araştırma ortaya koydu. Firmaların yüzde 58'inin işe alacağı kişinin sosyal medya hesaplarını incelediği saptanırken, dikkat edilen noktalar ise, özel hayatın deşifre edilmemesi, iş arkadaşları hakkında olumsuz konuşulmaması ve dini-siyasi yorumdan uzak durulması olarak özetlenebilir. Araştırmaya göre şirketlerin en çok izlediği sosyal medya ağları yüzde 45 ile Facebook, yüzde 35 ile Twitter ve yüzde 15 ile Linkedin olurken, en çok incelenen unsurlar şöyle: Adayın sosyal medyada kullandığı dil ve yayınladığı içerik, (yüzde 35), adayın beğendiği sayfalar (yüzde 23), profil fotoğrafının güncel ve gerçekçi olması (yüzde 18) ve ortak arkadaşlarının olup olmaması (%12). Adayın arkadaş sayısına dikkat eden firmaların oranı ise sadece yüzde 2. FİRMALARDA OLUMLU ETKİ YARATANLAR — Mesleki birikimlerin paylaşılması - yüzde 36 — Özel hayata girmeden kısıtlı bilgi ve fotoğraf paylaşılması - yüzde 28 — Genel bilgilerinin güncel olması — Sivil toplum örgütlerine yardım eden içerik paylaşılması — Firmanın sosyal medya sayfalarını beğenmiş olması OLUMSUZ ETKİ YARATANLAR — Çalıştığı şirket ya da çalışma arkadaşları hakkında olumsuz eleştiriler / yüzde 29 — Çalıştığı şirketin kurumsal kimliğine zarar verecek içerik paylaşımı / yüzde 23 — İnancını ve siyasi görüşünü açık a&cced...

10 12 2013 / Devamı

İş yerinde stresi azaltmanın 8 yolu

Her şey gibi stresin de azı yarar çoğu zarar. Az stres, sizi daha güçlü kılar; kendinizi daha güçlü hissetmenizi sağlar. Çok stres ise mantıksız davranışlarda bulunmanıza, hatta kendi kendinizi hırpalamanıza neden olur. Ruhsal tahribat zaman zaman fiziksel tahribata dönüşebilir. Ama; her ne kadar stresle yaşamaya bir şekilde devam etsek de, bunu da azaltmanın, en azından yaşadığınız sıkıntıyı az hissederekyaşamanın yolları var. İşte www.management.about.com'dan derlediğimiz ipuçları...  1- Zaman yönetimine dikkat  Bir listeniz olsun. Ve bu liste hem yapmanız gerekenleri hem de yapmamanız gerekenleri içersin. Bu şekilde nerede "evet", nerede "hayır" demeniz gerektiğini çok daha rahat hatırlayabilirsiniz. En önemlisi de, kendinize gerçekçi hayaller kurup, olmayacak durumlar için hazırlıklı olabilirsiniz.  2- Sakin olmayı deneyin  Çok bunaldığınız anlarda derin bir nefes alın. Sakin olun. Stresini en kolay yenmenin bir yolu da sakin olmayı öğrenmek. Bir de, vücudunuzun aynı şekilde, hep aynı enerjiyle hareket etmeyeceğinin bilincinde olun.  3- Çalışırken kısa molalar verin  Çalışırken 5 dakikalık ara vermek sizi motive eder. Bunun için oturduğunuz sandalyeden kalkın, birkaç dakikayı kendinize ayırın. Merdiven çıkın, çay için, arkadaşlarınızla konuşun. Hem bu şekilde egzersiz de yapmış olursunuz.  4- Gülümseyin  Kahkaha stresi azaltır. Çevrenizdeki insanlara gülümserken, kendiniz de istemeden mutlu olursunuz. Ama zorla gülümsemeyin, içten olun.  5- Karşınızdakini daha çok dinleyin  Çalışma arkadaşlarınız bir konuda sizinle fikir birliğinde değilse, ne olursa olsun, kendinizi kötü hissetme...

02 08 2013 / Devamı